28 Ağustos 2015 Cuma

Oktay Akbal hayatını kaybetti

[Haber görseli]

Bir süre tedavi gördükten sonra Muğla’nın Ula ilçesi Akyaka beldesinde bulunan evinde dinlenmeye çekilen Türk edebiyatının usta kalemlerinden, gazetemiz yazarı Oktay Akbal (92) yaşamını yitirdi. Akbal, pazartesi günü düzenlenecek cenaze törenin ardından Akyaka Mezarlığı’nda son yolculuğuna uğurlanacak.
Türk edebiyatında yaprak dökümü sürüyor. Yaşar Kemal, Fikret Otyam, Tarık Dursun K. gibi nice usta kalemin aramızdan ayrıldığı bu yıl, Oktay Akbal da bugün saat 16.00'da yaşama gözlerini yumdu. “Hiroşimalar Olmasın”, “Önce Ekmekler Bozuldu”, “Suçumuz İnsan Olmak” gibi Türk edebiyatına damga vuran eserleri kaleme alan, gazetemizde de uzun yıllar köşe yazarlığı yapan Akbal, Akyaka’da yaşamını sürdürüyordu. Ancak son aylarda durumunun birkaç kez ağırlaşması üzerine hastaneye kaldırılmış, daha sonra ise evinde dinlenmeye çekilmişti.




TÜM AYDINLARIN BAŞI SAĞ OLSUN

Akbal’ın son anına kadar yanında bulunan dostlarından Hamdi Yücel Gürsoy, “İlhan Selçuk ve Nail Çakırhan’ın ardından Oktay Akbal’ı da kaybetmek bizleri derinden sarstı.
Akbal, uzun zamandır hastanemizde tedavi altındaydı. Değişik rahatsızlıkları vardı ve tedavi görüyordu. Ancak 93 yaşına kadar yanında olabildik. Ülkemizin bütün aydın insanlarının başı sağ olsun” dedi.
Akbal, pazartesi günü Akyaka Camisi'nde kılınacak öğle namazının ardından Akyaka Mezarlığı’ndan son yolculuğuna uğurlanacak. 
http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/turkiye/354869/Yazarimiz_Oktay_Akbal_i_kaybettik.html
*



TGC Yönetim Kurulu başsağlığı mesajı yayınladı:

"Oktay Akbal’ın ailesine ve basın topluluğumuza başsağlığı diliyoruz” İSTANBUL- Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Üyesi, öykücü, romancı, gazeteci ve yazar Oktay Akbal, Mugla Akyaka’da 92 yaşında vefat etti. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu, Oktay Akbal’ın ölümünün ardından başsağlığı mesajı yayınladı.

TGC Yönetim Kurulu’nun yayınladığı mesajda, şu görüşler  yer aldı:

“Türkiye Gazeteciler Cemiyeti üyesi, Onur Kurulu Önceki üyesi, Basın Şeref Kartı ve TGC Burhan Felek Basın Hizmet Ödülü sahibi, öykücü, romancı, gazeteci ve yazar Oktay Akbal’ı kaybettik. 

Oktay Akbal, yıllardır inatla gerçekleri dile getiren bir aydın ve gazeteci yazardı. 
Türk öykücülüğünün kilometre taşlarından biri olan Oktay Akbal, çağdaşı yazarları da etkiledi.  
Edebiyata ve gazetecilik mesleğine uzun yıllar hizmet veren Oktay Akbal’ı sevgi ve saygıyla anıyoruz. Yeri doldurulamayacak olan değerli üyemiz Oktay Akbal’ın ailesine, sevenlerine ve basın topluluğumuza başsağlığı diliyoruz.”
Oktay Akbal’ın fotoğrafı 15 Nisan 2015 yılında törenle Basın Müzesi’ne asılmıştı.

http://www.tgc.org.tr/duyurular.asp

Oktay Akbal hayatını kaybetti

Türkiye yazın dünyasının renkli isimlerinden, usta gazeteci Oktay Akbal 92 yaşında yaşamını yitirdi.

Bir yıldır kanser tedavisi gören Akbal, dün öğle saatlerinde fenalaştı. Eşi Ayla Akbal tarafından hastaneye kaldırılmak istendi. Ancak hastaneye yetiştirilemeden hayatını kaybetti.

Muğla'nın Ula ilçesine bağlı Akyaka beldesindeki evinde yaşayan Akbal, cumhuriyet dönemi aydınlarındandı. 1943 yılında bu yana Türk basını ve edebiyat dünyasının içindeydi. Akbal 5 Ekim 1969'da Cumhuriyet gazetesinde köşeyazarlığına başladı. 12 Mart döneminde bir yıl ayrı kalmasına karşın, yazılarını 1991 Kasım'ına kadar sürdürdü. 1982'de yazdığı bir yazıdan dolayı üç ay cezaevinde yattı.

1991 yılında Genel Yayın Yönetmeni Hasan Cemal ve liberal ekibine karşı yürütülen süreçte, İlhan Selçuk ve Uğur Mumcu'larla birlikte tavır aldı. Akbal bu süreçte Cumhuriyet gazetesinden ayrıldı. İlhan Selçuk'un ölümünün ardından gazetede başlayan ikinci liberal darbe sonrası rahatsızlığı bahane edilen Oktay Akbal'ın 2014'ün Kasım ayında gazeteyle ilişiği kesildi.

http://www.ulusalkanal.com.tr/medya/oktay-akbal-hayatini-kaybetti-h73046.html


Oktay Akbal hayatını kaybetti

TÜRK edebiyatının ünlü ismi öykü ve roman yazarı, gazeteci Oktay Akbal, Muğla'nın Ula İlçesi, Akyaka Mahallesi'ndeki evinde, kalp yetmezliğinden bugün öğlen saatlerinde 92 yaşında yaşamını yitirdi.

Türk edebiyatının yaşayan efsanelerinden biri sayılan öykü ve roman yazarı gazeteci Oktay Akbal, 25 yıl önce yakın arkadaşları Nail Çakırhan ve İlhan Selçuk'la birlikte Gökova Körfezi'nin kıyısındaki Akyaka Mahallesi'ne yerleşti. İlk başta sadece yaz aylarında Akyaka Beldesi'nde kalan Akbal, son yıllarda eşi Ayla Akbal'la birlikte yaz kış burada yaşamaya başladı. Nail Çakırhan mimarisi tarzında yapılan bir evde yaşamını sürdüren Akbal, eserlerini yazmaya burada da devam etti. 1969 yılından bu yana Cumhuriyet Gazetesinde köşe yazarlığı yapan Oktay Akbal, bugün sabah saatlerinde Akyaka'daki evinde kalp yetmezliğinden yaşamını yitirdi. Ünlü ismin cenazesi Özel Yücel Hastanesi Morgu'na kaldırıldı.

Akbal, bir süredir kalp yetmezliği nedeniyle tedavi görüyordu. Akbal'ın cenazesi 31 Ağustos Pazar günü Akyaka Camisi'de öğlen kılınacak namazın ardından mahalle mezarlığında toprağa verilecek.


http://www.f5haber.com/mugla/oktay-akbal-hayatini-kaybetti-haberi-1368328/





Yazar Oktay Akbal, tedavi gördüğü hastanede 92 yaşında hayatını kaybetti.

Cumhuriyet’le eşit yaştaki Oktay Akbal, yalnızca Türk edebiyatının değil, gazetecilik ve dergiciliğinin de, yani tüm bir yazın tarihinin en önemli isimlerinden biriydi. Kendi usta yazarlığının taşıdığı değer bir yana, bütün bir tarihe tanıklık etmiş, kendisinin de önemli kilometre taşlarında katkısı olan bir duayen isim…
Akbal’ın en önemli özelliklerinden biri de aynı, öykü kitaplarından biri olan Yalnızlık Bana Yasak'ın adı gibi bir yaşam sürmüş ve yaşamı boyunca Türk kültür ve siyaset tarihinden önemli dostluklar biriktirmiş bir kişi olması. Bir diğer büyük usta Tahsin Yücel, özellikle öykülerinden yola çıkarak Akbal için, “Çağımızın en içten, en güvenilir, en soylu tanıklarından biri” diyordu.
http://www.haber1.com/haber/445695/oktay-akbel-92-yasinda-hayatini-kaybetti
*

  

Görüşler>>>

Ağabeyimi kaybettim
HİLMİ YAVUZ: Çok değerli bir yazar olduğu kadar benim hayatımda bir dost ve bir ağabey olarak da çok büyük bir yeri vardır. Daha ilk gençlik yıllarımdan itibaren beni desteklemiş, 1950'li yılların sonlarına doğru Vatan Gazetesi'nde düzeltmen olarak çalışmamı sağlamış, o yıllarda Vatan Gazetesi'ndeki birlikteliğimizde aramızda bir ağabey-kardeş ilişkisi oluşmuştu. Daha da ötesini söyleyeyim, Oktay ağabeyin belli konularda sırdaşı da olmuşumdur. Sadece Türk edebiyatının başı sağ olsun demeyeceğim, bir dost, bir büyük insan, bir ağabey olarak ben kendime başın sağ olsun Hilmi Yavuz diyorum.
En büyük ustalarımdandı
SELİM İLERİ: Oktay Akbal ilkgençliğimden bu güne en önemli, en büyük ustalarım arasındaydı. Onun öykülerine sonsuz hayranlık duydum. Yıllar yılı onun gibi yazmaya özendim. Bütün yaşamım boyunca benimle birlikte yaşamış nice öyküsü, nice denemesi hep anlam kattı iç dünyama. Oktay Akbal edebiyatımızın son büyük İstanbul yazarlarından biriydi. Onun eserinde yirminci yüzyılın bütün İstanbul'unu kültürel açıdan kavramak olasıdır. Gerçekten ama gerçekten çok üzgünüm.+
Değeri tam anlaşılamadı
SEMİH GÜMÜŞ: Oktay Akbal'ı, Oktay Ağbimizi kaybettik. Öykücülüğümüzün çok önemli yazarlarındandı, değeri tam anlaşılamadı. Nur içinde yatsın.
http://www.zaman.com.tr/aktuel_edebiyat-dunyasi-oktay-akbali-yitirdi_2313384.html
Oktay Akbal hayatını kaybetti
 28 Ağustos 2015
  
Oktay Akbal kimdir?
20 Nisan 1923 tarihinde İstanbul'da doğdu. Avukat Salih Şehabettin Bey'in oğlu, ilk gerçekçi Türk romancılardan Ebubekir Hâzım Tepeyran'ın ana tarafından torunudur.

İstanbul Karaköy'deki Saint Benoit Fransız Lisesi'nde başladığı ortaöğrenimini, 1942 yılında İstiklal Lisesi'nde bitirdi. Bir süre İstanbul Üniversitesi Hukuk (1944) ve Edebiyat (1946) fakültelerine devam etti, ancak yüksek öğrenimini yarıda bırakarak kendini yazarlığa verdi. 

1943 ve 1944 yıllarında Servet-i Fünun Uyanış dergisinde sekreterlik, 1947 ve 1951 yılları arasında Millî Eğitim Bakanlığı Tercüme Bürosu'nda memurluk yaptı. Fakat yaşamını asıl anlamda gazetecilik yaparak kazanmıştır. 1939 ve 1940 yıllarında Yeni Sabah ve İkdam gazetelerinde çevirileri ve öyküleri yayımlanmıştır. 1944 ve 1946 yılları arasında Vakit gazetesinde eleştiriler ve tanıtma yazıları yazmıştır.

Büyük Doğu dergisinde her hafta Dünya Fikir Sanat Hareketleri sütununu yazmış, 1951 ve 1956 yılları arasında Vatan gazetesinde, düzeltmen, sekreter ve yazı işleri müdürü olarak çalışmıştır. 

1956'da köşe yazarlığına başlamıştır. 1985 yılından itibaren Hürriyet gazetesi için köşe yazarlığı yapan Akbal, daha sonra Milliyet gazetesinde çalışmıştır. Halen Cumhuriyet gazetesinde köşe yazarlığına ..
Öykü yazmaya ilkokul yıllarında başladı. Çeşitli çocuk dergilerinde öyküleri yayımlandı. 1939'da, henüz lise öğrencisiyken yazdığı bir öykünün İkdam gazetesinde yayımlanmasıyla edebiyat dünyasına girdi. İkdam ve Yeni Sabah gazetelerinde hemen her gün bir öyküsü; Bin Bir Roman, Çocuk Haftası, Yıldız gibi gazete ve dergilerde yazıları, öyküleri ve çevirileri yayımlandı. Akbal'ın asıl anlamda öyküye yönelmesi Sait Faik'in Semaver adlı kitabını okumasından sonra başlamıştır.

Servet-i Fünun Uyanış dergisinde çalıştığı sıralarda başlayan eski yeni tartışmalarının ve yeni edebiyatın içinde yer alan Akbal'ın sanatında böylece asıl edebiyatçı dönemi açılmıştır. Kendi yaşam deneyimlerinden, çocukluk anılarından yola çıkan, küçük kent insanını da gözardı etmeyen duygulu öyküler yazmaya başlamıştır. Bunlar toplumsal olaylarla ilgili gözlemlere değil, anılara ya da düşlere dayalı, içe dönük hikâyelerdir.

Akbal hikâyeleri, Behçet Necatigil'in deyişiyle "Konulu hikâyeler değil de, belli konular çevresinde oluşan anılar toplamıdır". Yazın çevrelerinde geniş ve olumlu yankı yapan Önce Ekmekler Bozuldu adlı ilk kitabını 1946'da çıkarmıştır. Onu, 1949'da Aşksız İnsanlar izlemiştir. Garipler Sokağı ve Bizans Definesi adlı kitapları Rusçaya; Dondurmalı Sinema Sırpçaya çevrildi. Suçumuz İnsan Olmak adlı kitabı Erdoğan Tokatlı yönetiminde 1986 yılında filme çekildi. 

...
http://www.posta.com.tr/turkiye/HaberDetay/Yazar-Oktay-Akbal-hayatini-kaybetti.htm?ArticleID=298767



Nefes darlığı ve kalp yetmezliği nedeniyle bir süre önce hastanede tedavi altına alınan Oktay Akbal, bugün hayata veda etti.



Nobelli yazarların fotoğrafçısı Lütfi Özkök'ün arşivinden bir kare... Fotoğraftakiler (soldan sağa) Sami Karagören, Lütfi Özkök, Halil İbrahim Bahar, Sabahattin Kudret Aksal, Oktay Akbal ve Behçet Necatigil

12 EYLÜL'DE CEZAEVİNDE YATTI

Oktay Akbal, 12 Eylül döneminde Cumhuriyet Gazetesi'ndeki köşesinde kaleme aldığı yazılar nedeniyle yargılandı ve 1983'te hapis cezası alarak bir süre cezaevinde yattı. Oktay Akbal, cezasını geceleri cezaevinde yatıp gündüzleri ise serbest kalarak tamamladı.

http://www.hurriyet.com.tr/kelebek/keyif/29931059.asp
*

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder