3 Haziran 2015 Çarşamba

Hilmi Yavuz'un sözlerinden




Biz birbirini öldükten sonra seven bir milletiz. Artık bu değişiyor. Topluma bir katkısı olan insanlar artık anılıyor, yaşarken kendi mürüvvetlerini görüyorlar. Türk düşünce hayatına katkıda bulunanlara yaşarken sevgimizi göstermek çok önemli.
Hilmi Yavuz
*
Okumak dağıtıcı, yazmak toparlayıcı bir işlev görür.
Hilmi Yavuz
*
Hocalık bilgi kadar bilgi iletiminin hazzıyla ilişkilidir.
Hilmi Yavuz
*
Eğer görünüşle gerçeklik bir olsaydı o zaman bilime ihtiyaç olmazdı. Bilim ancak yanlışlanarak ilerler. Doğru olanı onaylamak bilimsel bir tavır değildir, Yanlışlayabiliyorsanız insanlığın düşüncelerine bir şey katmış olursunuz.
*
Edebiyat birtakım kategoriler içinde kavramıyor dünyayı, tersine kategorilere ayrılmış olanı bir bütünlük içinde kavrıyor. Bir söylem olarak edebiyat kendi nesnesini üretiyor. Salt bilimin nesnel gerçeklik diye betimlediklerini değil; dinin, büyünün, mitosun bir başka deyişle pozitivist bir epistemolojinin ‘yanlış inançlar’ olarak betimlediklerini de kuşatıyor; onları da içine alıyor. Lenin, “Felsefe böler.” demişti; edebiyat felsefenin böldüğünü bütünleştiriyor…

 *
Batı medeniyetinin temel koyucu yapılarından biri olan, söylemler arası farklılık, bizim (Doğu) medeniyet geleneğimizde gerçekleşmemiş görünüyor.

*
Bizim gibi, zihin tarihi hem Doğu'lu hem de Batı'lı olmaktan geçen bir toplumda, 'aydın' ile 'kültür' adamı arasında hiçbir fark yoktur: Türk aydını hem aydın hem de kültür adamı olmak zorundadır. Hem geçmişin değerlerini kavramak, hem de yeni değerler üretmek!
 *
Hiçbir toplum, geçmişini bir kenara iterek modern olmamıştır. Modern toplumlar, geleneklerini de korumuşlardır. Bu nedenle Türk şairi hem kendi hem de Avrupa kültürünü özümsemelidir.
Hilmi Yavuz
*
Hakaret ifade özgürlüğü değildir.
Hilmi Yavuz
*

‘Cahillik, kurtuluşa [bu insanların] hatalı zekâlarından ve bozuk akıllarından daha yakındır.(Gazali)’ Keşke bazı şeylerin cehaletle yapıldığını söyleyebilseydik!
*
Bir şehrin medeni olması demek, o şehrin sosyolojik veya antropolojik olarak kırsaldan ayrı olması demektir.
Hilmi Yavuz
*
Hakarete karşı protesto, sivil bir haktır.
Hilmi Yavuz
*
Oryantalizm, Avrupalı gibi olmaktır; Avrupalı olmak değil.
Hilmi Yavuz
*
Sonbahar, bitişlerin mevsimidir...
Hilmi Yavuz
*
Uluslar arası olmak başka bir şeydir, evrensel olmak başka. Türk şiiri [buna edebiyatı da diyebiliriz] uluslar arası değildir ama evrenseldir. Türkçe uluslar arası bir dil olamadığı için şiiri de uluslar arası dolaşıma girmiyor, ama bu onun evrensel olduğu gerçeğini değiştirmez.
Hilmi Yavuz
*
Benim medeniyetimi inşa eden üç dil var: Türkçe, Arapça, Farsça. Bu üç dile atıfta bulunmakla, Türk-İslam medeniyetine de gönderme yapmış olduğumu düşünüyorum.
Hilmi Yavuz
*

Eğer bir metin kendinden önce yazılmış bir başka metne olumlu-olumsuz, dolaylı-doğrudan atıfta bulunmuyorsa o metin edebi bir metin değildir. Dolayısıyla bugün artık hiç kimseden etkilenmemiş, tamamıyla özgün bir şair değerlendirmesi yüceltme değildir.Tam tersine böyle bir şey söz konusu olsa bile o metin için edebi değildir belirlemesi yapmak zorundayız.
Hilmi Yavuz
*
Kelimenin güzelliği başkadır, kelimenin gösterdiği nesnenin güzelliği başkadır.
Hilmi Yavuz
*
Asıl olan kelimenin müzikalitesidir.
Hilmi Yavuz
*
Kelimeyi sevmek, onu harfleriyle sevmektir.
Hilmi Yavuz
*
Bugün artık şiirle tarih arasındaki bağıntının olabilmesi şiirin sahih olmasından geçiyor. Ancak sahih şairlik büyük şairlik değildir.
Hilmi Yavuz
*
Türkiye’de şiirin revaca ihtiyacı var. Neden? Bizim edebiyat ağacımızın kökü şiirdir. Türk edebiyatı Türk şiiridir.
Hilmi Yavuz
*
Şiirin sloganlaşması kadar büyük bir tehlike yoktur. Bizim insanımız büyük laflara çok inanıyor. Sloganlaşmanın sıradanlaşma olduğunu düşünüyorum.
Hilmi Yavuz
*
 Şiirsel dilde öne çıkan sözcüğün kendisidir;–onun anlamı değil! Tıpkı, slogan ya da reklam dilinde olduğu gibi.
Hilmi Yavuz
*
Hem şiir dili hem de reklam ve slogan dili, Gösteren’i öne çıkarmaya başvurur, böylece Gösterilen’i öne çıkaran düzyazı dilinden ayrılırlar.
Hilmi Yavuz
*
Aruz, bu toplumu kendi geçmişi ile ilişkilendiren bellek sembollerinden biridir ve aruzu, öğretilebilir veya öğretilemez olması gibi pratik bir mesele olarak ele almanın yanı sıra, tarihi ve kültürel bir mesele olarak da düşünmek gerekir.
Hilmi Yavuz
*
Her yazılan şey şiir değildir. Şiir yazmak bir ilhamla duyguları dile getirmekten ibaret değildir, bu işin zanaatini bilmek gerekir. Kelimeler rastgele bir araya getirilerek şiir yazılmaz. Bunun için teknik bilgi, kendisinden önceki dönemlerde nasıl şiir yazıldığının bilinmesi gibi deneyimler gereklidir.
Hilmi Yavuz
*
Hem aynı kalan hem de değişen bir şeydir şiir.
Hilmi Yavuz
*
Kederler yalnız şiirde değil, gündelik yaşamda da lavanta çiçeği kokar.
Hilmi Yavuz
*
Dünyanın ve yaşamın Kaos'una ancak şiirin getirdiği müziğin düzeniyle karşı konulabilir.
Hilmi Yavuz
*
Geçmişin şimdileşmesidir şiir.
Hilmi Yavuz
*
Şair olmak için bütün bilgilerle donanmış olunması gerekir. Böyle olmazsa vasat bir şair olunur.
Hilmi Yavuz
*
Bence, dindar bir şair, nutuk ve retorikten değil, dinin ruhaniyetini lirizme dönüştüren bir şiirden yana olmalıdır.
Hilmi Yavuz
*
Şair, dili aktif olarak kullanabilendir.
Hilmi Yavuz
*
Şiir yazmak bir ilhamla duyguları dile getirmekten ibaret değildir, bu işin zanaatini bilmek gerekir.
Hilmi Yavuz
*
Şairin işi hakikati aramak değildir. Ya nedir? İbn Arabi’nin dediği gibi, “hakikati mecazla örtmek” mi, yoksa Heidegger’in dediği gibi ” hakikati ifşa etmek mi? Bana kalırsa, şairin işi, ‘hakikati örtmek’le ‘açmak’ arasında ara yerde’dir.
Hilmi Yavuz
*
Edebiyat birtakım kategoriler içinde kavramıyor dünyayı, tersine kategorilere ayrılmış olanı bir bütünlük içinde kavrıyor. Bir söylem olarak edebiyat kendi nesnesini üretiyor. Salt bilimin nesnel gerçeklik diye betimlediklerini değil; dinin, büyünün, mitosun bir başka deyişle pozitivist bir epistemolojinin ‘yanlış inançlar’ olarak betimlediklerini de kuşatıyor; onları da içine alıyor. Lenin, “Felsefe böler.” demişti; edebiyat felsefenin böldüğünü bütünleştiriyor…”
*
Mizahı severim, insanları eğlendirmekten hoşlanırım.
Hilmi Yavuz
*
Benim hayatım küçük acılar, küçük mutluluklardan ibarettir.
Hilmi Yavuz
*
Şahsen çok hüzünlü bir adam değilim. Hüzünlü olmayı hiç sevmem. Ama gelgelelim kelime beni büyülüyor.
Hilmi Yavuz
*
Ben parçalı düşünceden ya da parçalı sözden yanayım.
Hilmi Yavuz
*
Ben düşman edinmekten korkmam.Türkiye'de birey olmanın yolu düşman edinmekten geçer. Ne kokar ne bulaşır, aman günün birinde insanlar bana şu ya da bu şekilde saldırır diye düşünerek olmaz. Bu benim başıma çok geldi. Ben bunlardan yılmam, doğruyu söylemeye devam edeceğim. Aman ben bunu söylersem birileri kızar diye düşünmem.
Hilmi Yavuz

*
Bir ülke tek başına ilerleme kaydedemez. Türkiye Ortadoğu ülkelerle bir araya gelip kendi birliğini kurmalıdır.
Hilmi Yavuz
*
Süre, zamanın niteliğine, ona atfettiğimiz değere aittir, niceliğine yani, kronolojik zamana değil!
Hilmi Yavuz
*



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder